İçeriğe geç

Türk edebiyatında ilk mensur şiiri kim yazmıştır ?

Türk Edebiyatında İlk Mensur Şiiri Kim Yazdı?

“Mensur şiir mi?” diyorsanız, o zaman şairin kulağında bir alarm sesi çalmaya başlamış olabilir! Edebiyat camiasında biraz farklı şeyler görmek isteyenlerin dikkatini çeken, modern edebiyatın gidişatına da farklı bir pencere açan bu türü kaçırmamanız gerektiğini kimse söyleyememişti ama ben şimdi söylüyorum: Mensur şiir, şiirin “bence” daha fazla kafa karıştırması için biçilmiş kaftan! Peki, bu türü ilk kim icat etti? Kimdir Türk edebiyatının “ilk mensur şairi” ve bunun ne gibi etkileri oldu? İşte konuya eğlenceli bir açıdan yaklaşmaya başlayalım!

Erkekler Çözüm Odaklı, Kadınlar İlişki Odaklı: Mensur Şiirle Ne Alakası Var?

Bu soruyu yöneltince, en başta bir duralım! Erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı olduğu yönündeki klişe, ister inanın ister inanmayın, bu konuda da devreye girebilir! Evet, mensur şiir… Bir bakıma erkeklerin bu soruya yaklaşımı gibi. “Hadi çözeyim!” dediğinizde karşınıza çıkan, dizelerin sınırsızca birbirine bağlı olduğu, anlamın her yönden sorgulandığı, sırf “şiir olsun diye” her şeyi sakince alıp yerleştirmenize imkân veren… O kadar işte! Düzgün bir şekilde çözülüp, öylece bırakılabilen bir karmaşa. Peki, kadınların ilişki odaklı bakış açısına gelirsek… Kadınlar, mensur şiirin yapısındaki bütün o ahenkli duyguyu ve anlamı, ilişkileri içeren derin dokuyu aslında daha çok hissederler. Yani, mensur şiirin kadınların ruhundaki gizemi ve duygusal çözümlemeyi yansıttığı da söylenebilir. Belki de kadınların içindeki hislere hitap eden o özgürlük duygusunu tam anlamıyla çözmek işte böyle bir şey!

Ama fazla detaya girmeden konumuza dönelim. Yani Türk edebiyatındaki ilk mensur şiir yazısının yazarına. Bunu gerçekten bilmek istemez misiniz?

İlk Mensur Şiiri Kim Yazdı?

“Türk edebiyatında ilk mensur şiir” dendiğinde akla gelen isim şüphesiz Ziya Gökalp’dir. Ziya Gökalp, bu türü tam olarak edebiyatımıza kazandırmış sayılmasa da, mensur şiirle tanınan ve bu alanda önemli bir iz bırakan bir figürdür. Gökalp, şiirini manzum yerine düz yazı (mensur) biçiminde yazmayı tercih etmiştir. Kendisinin mensur şiir anlayışında şiirlerin ritmi, duygusu ve sembolizmi ön planda olmuştur, ama her biri düzyazı tarzında sunulmuştur.

Ziya Gökalp, mensur şiirle daha önce alışılmış olan şiir anlayışından ayrılıp, şiirle düz yazıyı birleştirmeyi başarmıştır. Kendisi, bu türde genellikle halkın diline ve anlayışına hitap eden yazılarla edebiyatımızı etkilemiştir. “Mensur şiir” dediğimizde aslında Gökalp’ın, şiirsel düşünceyi nesirle birleştirerek hem duygu hem anlam yüklü cümleler kurması akıllara gelir. Gökalp’ın menşur şiirle oluşturduğu bu özgün yaklaşım, zamanla edebiyat dünyasında etkisini göstermiştir.

Mensur Şiir Ne İşi Yapar?

İlk bakışta, bu tür size oldukça ciddi ve resmi gelebilir. Ama tam olarak öyle değil! Mensur şiir, aslında şiirin dilini serbest bırakıyor ve duyguyu, anlamı okuyucuya farklı yollarla hissettirmeye çalışıyor. Şiirin geleneksel yapısını kırıyor ve edebi akışa biraz daha özgürlük katıyor. Yani şiirden soğumayı sevenlere, “Bakın, size de hitap edebilecek bir şiir çeşidi var!” demek gibi bir şey.

Peki, bu türde şiir okuyarak ne sağlıyoruz? Duygusal anlamdaki derinliği, bazen bir paragrafla bu kadar net bir şekilde ifade edebilmek gerçekten büyüleyici! Ama ne kadar resmi ve derin olabilir ki mensur şiir, diye de sorgulamak gerek. Elbette Gökalp’ın derdi, hem anlamı derinleştiren hem de halkın, şairin söylemek istediklerini birinci ağızdan dinleyebileceği bir biçimde sunmaktı.

Mensur Şiir: Sadece Gökalp’a mı Ait?

Haa, sakın Ziya Gökalp’ın tek başına bu türü icat ettiğini düşünmeyin! Ziya Gökalp, mensur şiir anlayışını bir sistematik hâline getirse de, bu anlayışı benimseyen bir sürü şair var. Türk edebiyatında sonrasındaki dönemde mensur şiirle ilgilenen isimler, bu geleneği farklı bir biçimde geliştirmiştir. Gökalp’ın mensur şiir biçimi, günümüzde bile bazı şairlerin işlerini ilham almış ve devam ettirmiştir.

Ne Düşünüyorsunuz?

Şimdi, okuyucu olarak sizlere sesleniyorum: “Mensur şiir, edebiyatın yeni çağı mı, yoksa eski kafalı bir şairin ‘yazmayı kolaylaştırmak’ adına bulduğu bir yol mu?” Sizce bu şiir biçimi daha da popülerleşmeli mi? Yoksa siz hala geleneksel, manzum şiirlerin sadeliğinden yanaysanız? Düşüncelerinizi yorum kısmına bırakın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
betciilbet yeni girişilbet giriş yapilbet.onlineBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzhiltonbet yeni giriş