İçeriğe geç

Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir ?

Sevgili Habernette ziyaretçileri, bugün “Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

İzmir’de Günlük Hayat, Fazla Düşünme ve Bir Sivil Toplum Hikâyesi

İzmir’de yaşamak dışarıdan bakınca hep aynı şey gibi görünür: deniz, gevşek bir tempo, “bugün de bir şey yapmasak mı?” hissi… Ama 25 yaşında bir insan olarak şunu net söyleyebilirim ki, insanın zihni hiç öyle sakin değil. Özellikle de benim gibi hem sürekli espri yapan hem de gece yatağa yatınca “acaba hayatın anlamı neydi ya” diye tavanı inceleyen biriysen.

Geçen gün Kıbrıs Şehitleri’nde yürürken kulağımda müzik, elimde kahve, içimde ise klasik bir İzmirli dramı vardı: “Hayatım nereye gidiyor?” Tam o sırada bir grup genç gördüm. Tişörtlerinde “Toplum için buradayız” gibi bir şey yazıyordu. İlk başta klasik bir etkinlik sandım ama sonra fark ettim ki bu insanlar sadece yürümüyor, bir şey taşıyorlar. Bir fikir, bir amaç, biraz da umut.

Sonra kendime şu soruyu sordum: Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir?

Ve bu soru, sandığımdan daha uzun bir iç monoloğu başlattı.

Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir? Sorunun Asıl Katmanları

İlk bakışta cevap basit gibi duruyor: gençlerin sosyal sorumluluk projeleri yapmasını sağlamak.

Ama insan biraz düşününce şunu fark ediyor: mesele sadece “yardım etmek” değil. Mesele, bir gencin “ben de bir şey değiştirebilirim” hissini ilk kez gerçek hayatta deneyimlemesi.

Toplum Gönüllüleri Vakfı tam olarak burada devreye giriyor. Bir nevi “sen tek başına dünyayı kurtaramazsın ama birlikte çok şey yapabiliriz” diyen o sessiz ama ısrarcı ses gibi.

Ben bunu ilk duyduğumda şöyle düşünmüştüm:

“Tamam güzel de, ben zaten sabah kahvemi zor yapıyorum, dünyayı nasıl kurtarayım?”

Ama işin komiği şu: kimse senden kahramanlık beklemiyor. Sadece katılmanı, denemeni, bir ucundan tutmanı istiyorlar.

Ve bu bana biraz İzmir’deki arkadaş grubumu hatırlatıyor. Herkes bir şey yapmak istiyor ama kimse lider olmak istemiyor. Sonra biri çıkıp “hadi sahile gidelim çöp toplayalım” diyor, herkes “ya olur aslında” diyor ve bir bakmışsın grup işiyle dünya daha temiz bir yer olmuş.

Bir Gencin Gözünden Toplum Gönüllülüğü

Benim gibi düşünen biri için gönüllülük ilk başta biraz “fazla idealist insanların işi” gibi durabiliyor. Çünkü bizde şöyle bir iç ses var:

“Ben önce kendi hayatımı düzeltsem?”

“CV’me yazsam mı yoksa sadece iyi hissetmek için mi yapsam?”

“Bunu yaparsam insanlar bana cool der mi yoksa cringe mi olur?”

Ama sonra sahaya inince olay değişiyor.

Geçen yaz Foça’da bir etkinliğe katıldım (evet, ben de şaşırdım kendime). Çocuklarla oyunlar oynanıyor, küçük atölyeler kurulmuş, herkes bir şeyler anlatıyor. Bir çocuk bana döndü ve dedi ki:

“Abi sen neden buradasın?”

Buna verecek felsefi cevap ararken otomatik olarak şunu söyledim:

“Çünkü kahve içmekten daha mantıklı geldi.”

Çocuk güldü. Ben de güldüm. Ama içimde bir şey ciddileşti.

İşte o an anladım ki Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir? sorusu sadece bir tanım sorusu değil, bir deneyim meselesi.

Toplum Gönüllüleri Vakfının Amacı: Sadece Yardım Değil, Birlikte Üretmek

İnsanlar genelde gönüllülüğü “yardım etmek” diye düşünüyor. Oysa işin içinde çok daha karmaşık ve güzel bir şey var: birlikte üretmek.

Bir okul boyanıyor, bir köyde çocuklara eğitim atölyesi yapılıyor, bir mahallede çevre temizliği organize ediliyor… Ama aslında görünmeyen şey şu: insanlar birbirine temas ediyor.

Bir İzmirli olarak bunu şöyle açıklayabilirim:

Karşıyaka vapurunda yanına oturan biriyle 10 dakika göz göze gelmeden yolculuk yapabiliyorsun ama aynı projede çalışınca 10 dakika içinde hayat hikâyeni anlatmaya başlıyorsun.

İşte bu yüzden bu vakfın amacı sadece “etkinlik yapmak” değil; insanları bir araya getirmek.

Biraz İç Ses: “Ben Bunu Yapabilir miyim?”

Bazen kendi kendime konuşuyorum (evet biraz fazla).

— Yapabilir miyim bunu?

— Ne yapacaksın ki? Bir çocuğa kitap mı okuyacaksın?

— Evet ama ya yanlış okursam?

— Kimse Shakespeare performansı beklemiyor sakin ol.

İşte bu iç diyalog aslında birçok gencin yaşadığı şey. Çünkü toplumda “bir şey yapmak” hep büyük bir eylem gibi anlatılıyor. Oysa gönüllülük küçük şeylerle başlıyor.

Bir çocuğa kitap okumak.

Bir yaşlıya yol göstermek.

Bir parkta çöp toplamak.

Birine “yalnız değilsin” hissini vermek.

Ve bu küçük şeyler birleşince büyük bir şeye dönüşüyor.

İzmir, Gençlik ve Biraz Dağınık Ama Samimi Enerji

İzmir’de büyüyen biri olarak şunu söyleyebilirim: biz biraz dağınığız ama samimiyiz.

Bir projeye geç kalırız ama geliriz.

Plan yaparız ama yarım bırakırız ama yine de bir şekilde işe yarar.

Ciddiyeti çok sevemeyiz ama içtenliği asla bırakmayız.

Bu yüzden gönüllülük kültürü burada biraz doğal geliyor.

Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın yaptığı şey de buna çok benziyor: zorlamadan, dayatmadan, “hadi yapın” demeden ama sürekli bir alan açarak insanları dahil etmek.

Bir Günlük Deneyim: Gerçekten Ne Oluyor?

Sabah erken kalkıyorsun (bu kısmı zor), bir yerde buluşuyorsun, tanımadığın insanlarla tanışıyorsun.

İlk 10 dakika:

— “Merhaba”

— “Sen nereden geldin?”

— “Ben biraz çekingenim aslında”

30 dakika sonra:

— “Sen o kartonu yanlış kesmişsin ama önemli değil”

— “Çay nerede?”

— “Bu çocuklar çok tatlı ya”

2 saat sonra:

Bir bakmışsın herkes aynı masada, aynı amaç için çalışıyor.

Ve günün sonunda eve dönerken kafanda tek bir şey var:

“Ben bugün boş yaşamadım.”

Toplum Gönüllüleri Vakfının Amacı Nedir? Aslında Bir Dönüşüm Hikâyesi

Bu sorunun cevabı tek cümle değil.

Çünkü mesele sadece gençleri bir araya getirmek değil; onların içindeki potansiyeli görünür hale getirmek.

Birçok genç kendi potansiyelini ya küçümsüyor ya da hiç keşfetmiyor. Gönüllülük burada bir ayna gibi çalışıyor.

“Ben yapabiliyorum.”

“Ben katkı sağlayabiliyorum.”

“Ben tek başıma değilim.”

Ve belki de en önemlisi:

“Ben düşündüğüm kadar yalnız değilim.”

Kendi Hayatıma Dönünce

Bazen yine Kıbrıs Şehitleri’nde yürürken düşünüyorum.

Kendi hayatımı, planlarımı, ertelenmiş hedeflerimi…

Sonra bir gün bir projeden çıkan çocukları görüyorum. Gülüyorlar, ellerinde boya izleri var, saçları dağınık ama gözleri parlak.

Ve o an içimden şu geçiyor:

“Tamam, dünya tamamen düz değil ama tamamen de kaybolmuş değil.”

Biraz Da Gerçekçilik

Tabii ki her şey mükemmel değil. Bazen organizasyonlar aksıyor, insanlar anlaşamıyor, motivasyon düşüyor.

Ama zaten mesele mükemmel olmak değil.

Bir İzmir sabahı gibi düşün: rüzgâr var, biraz dağınıklık var ama yine de güzel.

Gönüllülük de böyle bir şey.

Habernette okurlarıyla “Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Son Bir İç Ses

— Peki sen ne yapıyorsun?

— Yazıyorum.

— Neyi?

— Bir şeyleri anlamaya çalışıyorum.

— Anladın mı bari?

— Kısmen. Ama en azından denedim.

Ve belki de en doğru cevap bu.

Çünkü Toplum Gönüllüleri Vakfının amacı nedir? sorusunun sonunda insan şuna geliyor: denemek. Katılmak. Görmek. Dokunmak. Bir parçası olmak.

Ve İzmir’de, deniz kenarında yürürken bunu düşünmek bile insana garip bir huzur veriyor.

İlgili Yazımız: Judonun eş anlamlısı nedir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://mobilyaclub.com https://dumu.com.tr https://simarikcanta.com.tr Sitemap
betcihiltonbetilbet giriş yapilbet.onlineBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzhiltonbet yeni giriş