Değerli Habernette okurları, bu makalemizde “2 yıllık işletme ne iş yapar” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.
Kayseri’de Bir Gün: İçimde Büyüyen Soru “2 Yıllık İşletme Ne İş Yapar?”
Kayseri’nin sabahları hep biraz sert olur. Rüzgâr sanki insanın yüzüne hafifçe değil de biraz sertçe çarpar, “uyan artık” der gibi. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar kendimi tam olarak yetişkin gibi hissetmiyorum. Özellikle de işin, geleceğin ve “ne olacağım ben?” sorusunun ortasında kaldığım zamanlarda.
O gün de öyle bir gündü.
Kahvemi almış, odamın penceresinden Erciyes’in uzaktan görünen siluetine bakarken defterimi açtım. Günlük tutmak benim için bir alışkanlıktan çok bir kaçış aslında. Kelimelerle nefes alıyorum gibi. Ve o sabah tek bir cümle kafamın içinde dönüp duruyordu:
“2 yıllık işletme ne iş yapar?”
Bir Diploma, Bir Soru ve İçimdeki Boşluk
Ben de 2 yıllık işletme mezunuyum. Bunu söylerken bile bazen içimde garip bir sıkışma hissediyorum. Sanki bir şey yarım kalmış gibi… Ya da ben bir yere tam oturamamışım gibi.
Okul bittiğinde büyük bir rahatlama hissetmiştim. “Tamam,” demiştim, “artık gerçek hayat başlıyor.” Ama gerçek hayat dediğim şey, çoğu zaman sabah uyanıp ekrana bakmak, iş ilanlarını kaydırmak ve “ben buna uygun muyum?” diye kendi kendine sorup hiçbirine tam emin olamamakmış.
İşletme okurken bize her şeyden biraz öğrettiler. Muhasebe, pazarlama, yönetim… Ama hiçbir zaman şunu net söylemediler: “Sen mezun olunca tam olarak şunu yapacaksın.”
Ve işte o belirsizlik, benim içimde büyüyen bir gölge gibi kaldı.
Kayseri’de Bir Ofis Denemesi
Mezun olduktan sonra ilk iş deneyimim küçük bir ofiste oldu. Bir muhasebe bürosu değildi tam olarak, daha çok her şeyin biraz yapıldığı bir yerdi. Evraklar, faturalar, Excel dosyaları… Telefon hiç susmazdı.
İlk günüm hâlâ aklımda.
Bana basit bir görev verdiler: dosyaları düzenlemek. “Bunu herkes yapabilir,” demiştim içimden. Ama öğlen olduğunda başım ağrımaya başlamıştı bile. Çünkü aslında mesele dosya düzenlemek değildi. Mesele, sistemin içinde nerede durduğunu anlamaktı.
Orada fark ettim ki, “2 yıllık işletme ne iş yapar?” sorusu sadece okuldan mezun olunca sorulan bir soru değil. İşin içinde kaybolunca daha çok soruluyor.
Ben o ofiste çok uzun kalamadım. İstifa ettiğim gün, içimde hem bir rahatlama hem de derin bir hayal kırıklığı vardı. Sanki bir şeyi bırakmak doğruydu ama bırakınca daha da boşlukta kalıyordum.
Günlük Defterime Düşen Gerçekler
O dönem her gün yazdım. Neredeyse terapistim defterimdi.
Bir sayfaya şunu yazmışım:
“Belki de sorun 2 yıllık işletme mezunu olmak değil. Sorun, kendimi hiçbir yere tam ait hissedememek.”
Başka bir sayfada ise daha sert bir cümle var:
“Bize meslek değil, belirsizlik öğrettiler.”
Ama sonra bir gün, o defterin kenarına daha farklı bir şey yazdım:
“Belki de işletme, tek bir iş değil; birçok işin kapısıdır.”
O cümle beni biraz sakinleştirmişti. Çünkü ilk defa “yapamıyorum” yerine “belki de farklı şekillerde yapabilirim” demiştim.
2 Yıllık İşletme Ne İş Yapar? Gerçek Hayatta Karşılığı
Zamanla şunu anlamaya başladım: 2 yıllık işletme bölümü mezunları tek bir işe değil, birçok farklı alana dağılabiliyor.
Bir gün bir arkadaşım çağrı merkezinde çalıştığını söyledi. Bir başkası satış danışmanı olmuştu. Bir diğeri bankada gişe işlemlerine başlamıştı.
Ben ise hâlâ aradaydım.
Ama bir noktada şunu fark ettim: Bu bölümün cevabı tek bir meslek değil, bir beceri seti.
Muhasebe süreçlerine destek olabiliyorsun
Ofis yönetiminde görev alabiliyorsun
Satış ve pazarlamada çalışabiliyorsun
Bankacılık ve finans alanına girebiliyorsun
Küçük işletmelerde yönetim desteği sağlayabiliyorsun
Ama tüm bunlar kağıt üzerinde yazınca kolay görünüyor. Gerçekte ise her biri ayrı bir dünya.
İçimdeki Çatışma: Umut ve Hayal Kırıklığı
Okumaya Değer: 2 senelik işletme var mı ?
Bazen kendime kızıyorum. “Daha çok deneseydin,” diyorum. Bazen de sistemi suçluyorum. “Neden bu kadar belirsiz?” diye.
Ama en çok hissettiğim şey şu: umut.
Çünkü her ne kadar zor olsa da, işletme mezunu olmak bana bir esneklik verdi. Bir kutunun içine sıkışmadım. Ama aynı zamanda bir yol da çizilmedi.
Bu ikisi aynı anda insanı hem özgür hem kaybolmuş hissettirebiliyor.
Bir AVM’de Başlayan Yeni Bir Dönem
Bir süre sonra Kayseri’de bir AVM’de satış danışmanı olarak işe başladım. Belki de hayatımın en “basit” ama en öğretici dönemiydi.
İnsanlarla konuşmak, onların ihtiyaçlarını anlamak, ürün anlatmak… İlk başta çok sıradan görünüyordu.
Ama sonra fark ettim ki aslında işletme dediğimiz şey tam burada başlıyor.
Bir müşteri geldiğinde onun ne istediğini anlamak, doğru yönlendirmek, satış yapmak… Bunların hepsi işletmenin kalbinde olan şeylerdi.
Bir gün yoğun bir günün sonunda kasaya bakarken şunu düşündüm:
“Demek ki 2 yıllık işletme ne iş yapar sorusunun cevabı bazen sadece insanlarla ilgilenmektir.”
O an içimde küçük bir gurur hissettim. Büyük bir başarı değil belki ama “ben de bir şey yapıyorum” hissi vardı.
Kendimi Ararken Öğrendiklerim
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: Ben aslında bir meslek aramıyordum sadece. Kendimi arıyordum.
İşletme bölümü bana net bir yol vermedi belki ama bana bir şey öğretti: uyum sağlamak.
Hayat her zaman planlı ilerlemiyor. Bazen bir ofiste, bazen bir mağazada, bazen de sadece kendi düşüncelerinin içinde çalışıyorsun.
Ve en önemlisi, her deneyim seni biraz daha büyütüyor.
Gece Yazdığım Son Not
Dün gece defterime şunu yazdım:
“Belki de 2 yıllık işletme ne iş yapar diye sormayı bırakmalıyım. Belki de doğru soru şu: Ben ne yapabilirim?”
O sorunun cevabı hâlâ net değil.
Ama artık korkutucu da değil.
Çünkü biliyorum ki her yeni gün, yeni bir ihtimal demek.
Son Söz Gibi Değil, Bir Ara Cümle Gibi
Kayseri’de rüzgâr yine sert esiyor. Erciyes hâlâ uzakta duruyor. Ben hâlâ bazen kayboluyorum.
Ama artık kaybolmakla bitmek aynı şey değil.
Çünkü işletme bana şunu öğretti: Her iş, her deneyim ve her küçük adım bir yerlere bağlanıyor.
Ve belki de en önemlisi, insan kendi yolunu yürürken sorularıyla birlikte büyüyor.
Umarız “2 yıllık işletme ne iş yapar” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Habernette ailesiyle kalmaya devam edin!